Haber | Chat sohbet, Chat odaları, Chat Kanalları - Part 2

Irak’ta Oy Kullanma İşlemleri Başladı

Haber Yorum Yok »

 

Haber: Irak'ta Oy Kullanma İşlemleri Başladı

 
 

Irak’ta Bugün Gerçekleştirilen Genel Seçimlerde Oy Kullanma İşlemi Başladı.
Irak’ta bugün gerçekleştirilen genel seçimlerde oy kullanma işlemi başladı. İki buçuk milyon seçmenin bulunduğu ülkenin kuzeyindeki Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ve diğer yetkililer de bağlı oldukları Seçim sandıklarına giderek oylarını kullandı.Mesud Barzani, oyunu oğlu Mesrur ile birlikte Erbil’e bağlı Selahaddin kasabasında Saliblnd semtinde 122144 nolu sandıkta kullandı. Basın mensuplarına karşı daha önce hiç olmadığı kadar güvenlik önleminin alınırken, Mesud Barzani oyunu kullandıktan sonra bir açıklama yapmadı.

“BU SEÇİMLER BİR ÖLÜM KALIM MESELESİDİR”

Irak’ın Kürt kökenli Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari de oyunu Musul bölgesinde kullandıktan sonra yaptığı açıklamada bugün gerçekleştirilen seçimlerin Irak için çok önemli olduğunu vurguladı. Seçimle birlikte yeni bir parlamentonun kurulacağını ve bazı dengelerin değişeceğini dile getiren Zebari, “Bu seçimler bir ölüm kalım meselesidir.” ifadesini kullandı.

Irak’ın sorunlarını Seçim sonucunda çıkacak yeni parlamentonun çözeceğini kaydeden Zebari, “Her seçimle birlikte dengeler değişir; ama yine de büyük güçler güçlerini koruyacaklardır.” dedi.

Sahte oylar konusunda endişeli olduklarını ifade eden Zebari, tüm parti ve taraflara seçimin adil geçmesi ve ihlal yapılmaması konusundaki taleplerini ilettiklerini aktardı.

Çok sayıda seçmenin sandığa giderek oy kullanmasını ümit ettiklerini kaydeden Irak Dışişleri Bakanı, “Bu seçimin sonucu Irak’ta Kerkük’ün durumu, 140. Madde ve tartışmalı bölgelere” çözüm olmasını umuyoruz. Seçimler bu sorunların çözümü için olumlu bir adım olacak.” şeklinde konuştu.

“Filmleri Yedeklemeyin İkincisini Alın…”

Haber Yorum Yok »

 

Haber: 'Filmleri Yedeklemeyin İkincisini Alın...'

 
RealNetworks’ün ünlü RealDVD yazılımı DRM korumasına sahip film DVD’lerini bile kopyalabilme özelliğine sahip çok özel bir yazılım. 2008 Eylül ayında piyasaya çıkan bu yazılım, Hollywood’u bir anda alarma geçirmişti. MPAA’nın RealDVD’ye karşı açtığı dava DVD kopyalamanın suç olup olmadığı sorusunu gündeme getirmişti. Bu soru hala gündemdeyken MPPA ilk savaşını kazandı ve mahkeme RealDVD’nin satışını durdurma kararı aldı.

Tahmin edebileceğiniz gibi RealDVD bunun üzerine karar itiraz ederek temyize gitti. Temyiz davası da sonuca bağlandı ve hakim Marilyn Hall Patel, RealDVD’nin fişini çekecek kararı imzaladı. Bundan sonra RealDVD kesin olarak bir yedekleme değil, kopyalama cihazı olarak kabul ediliyor ve satışı tamamen yasak.

RealNetworks de yenilgiyi kabul etti. Mahkeme yasağı öncesinde 2700 adet RealDVD yazılımı satılmıştı ve firmadan Bill Hankes, bu kullanıcıların programı sistemlerinden kaldırmaları karşılığında alınan ücretlerin iade edileceğini açıkladı.

Bir Zamanların Efsane Dvd Yedekleme Yazılımı Resmi Olarak Öldü! O Yazılım ve Başına Gelenler Burada.

Cep Telefonu Barkod Okuyacak, Vitrinden Bile Sipariş Verilecek.

Haber Yorum Yok »

 

Haber: Cep Telefonu Barkod Okuyacak, Vitrinden Bile Sipariş Verilecek

 

Tatil Nedeniyle Kapalı Olan Mağazanın Vitrinine Bakan Müşterilerin, Evlerine Elleri Boş Dönmemesi İçin Teknolojinin Nimetlerinden Faydalanarak Alışveriş Yapmalarını Sağlayan Tasarımcı Norma Kamali, Cep Telefonuyla Alışverişin Önümüzdeki Döneme Damgasını Vuracağını Söyledi.
Tatil nedeniyle kapalı olan mağazanın vitrinine bakan müşterilerin, evlerine elleri boş dönmemesi için teknolojinin nimetlerinden faydalanarak alışveriş yapmalarını sağlayan tasarımcı Norma Kamali, cep telefonuyla alışverişin önümüzdeki döneme damgasını vuracağını söyledi.Müşterilerin, gece geç saatte ya da tatil günleri nedeniyle kapalı olan butiğin vitrininde gördükleri ürünü zaman kaybetmeden alabileceklerini belirten Kamali, sistemin internet üzerindeki site ile bağlantılı olarak çalıştığını ifade etti.

Anında satın alınacak

Türkiye’de ilk olarak Hürriyet’in gazete ile interneti birleştirdiği ‘TikTag’ sisteminde de kullanılan yazılımı temel alan ‘ScanLife’ adlı uygulama, beğenilen ürün üzerindeki barkodun cep telefonunun kamerasıyla taratılarak internet üzerinden sipariş edilmesini sağlıyor. ABD’de pek çok ticari işletmenin de bu sisteme geçmek için altyapı çalışmalarına başladığı belirtilirken, özellikle büyük alışveriş merkezlerindeki reyonların nerede olduğu da aynı yolla cep telefonu üzerinden bulunabilecek. Sistem aynı zamanda mağazada denediğiniz herhangi bir ürünün bedeninize uygun olanını anında internet üzerinden sipariş etmeye izin verecek.

Alışkanlık değişecek

Beğenilen ürünün barkodu cep telefonu tarafından tarandıktan sonra, ürün hakkında pek çok bilgiye ve videoya ulaşmak mümkün. 1960 yılından beri ticaretle uğraştığını söyleyen Kamali, “Bugüne kadar hiç bir teknoloji, alışveriş alışkanlığını bu kadar kuvvetli bir biçimde değiştirmedi” dedi. Teknoloji firmaları, perakendecilerin bu sistemin faydalarının farkına vardığını ve bu yıl sınırlı sayıda giriş yapacakları bu yeniliğin 2011’den itibaren kadar tam randımanlı olarak kullanılmaya başlanacağını belirtti.

İndirimleri haber verecek

CEP telefonuyla barkod okumayı sağlayan sistemi kullanacak olan şirketler, alışveriş merkezinde dolaşan müşteri örneğin süt reyonuna girdiğinde, hangi üründe promosyon olduğunu kısa mesajla geçebilecek. ABD’de Wal-Mart, Crate & Barrel, Kerr Drug of North Carolina ve Disney mağazaları bu sistemi deneme sürecinde olduğunu açıklarken, yakın zamanda da tam randımanlı kullanıma geçileceğini duyurdu. Bu sayede tüketici alışkanlıklarının da sisteme depolanabileceğini belirten teknoloji firmaları, perakendecilerin müşterilerin beğenilerine göre bilgilendirme mesajları gönderilebileceğini açıkladı.

Taklit Ürünlerde Dünya İkincisiyiz.

Haber Yorum Yok »

 Grup Ofis Genel Müdürü ve Avrupa Patent Vekili Cenk Sevinç “Taklik Ürünlerin Dağıtımında İlk Sırada Çin, İkinci Sırada İse Türkiye Yer Alıyor” Dedi. Grup Ofis Genel Müdürü ve Avrupa Patent Vekili Cenk Sevinç “Taklik ürünlerin dağıtımında ilk sırada Çin, ikinci sırada ise Türkiye yer alıyor” dedi. GRUP Ofis Genel Müdürü ve Avrupa Patent Vekili Cenk Sevinç, taklit ürünlerin dağıtımında ilk sırada Çin’in, ikinci sırada ise Türkiye’nin yer aldığını bildirdi. Avrupa Patent Vekili Cenk Sevinç, yaptığı yazılı açıklamada, Uluslararası Taklitle Mücadele Komisyonu’nun (IACC) 2010’da yayımladığı araştırma sonuçlarına göre, dünya ticaretinin yüzde 7’sini taklit ürünlerin oluşturduğu ve taklit pazarının 350 milyar Dolar değerinde olduğunun tahmin edildiğini kaydetti.

Onlarca taklit başvurusu var

Sevinç, rapora göre, taklit ürünlerin dağıtımında ilk sırada Çin’in, ikinci sırada ise Türkiye’nin yer aldığını belirtti. Dünyaca ünlü İtalyan tekstil markası Prada’nın Türkiye’de en çok taklit edilen müvekkillerinden biri olduğunu ifade eden Sevinç, bugüne kadar La Prada, Exprada, Ipradai, P&T Prada Time, PRG Praga, Antonyo Prada, Pravda hatta Prasa gibi onlarca taklit başvurusuyla karşılaştıklarını ve “Prasa” hariç hemen hepsinin dava aşamasına gelmeden tescilinin engellendiğini kaydetti.

Taklitle mücadelede yöntemler şunlar

CENK Sevinç “İhtarname çekilmesi, genelde işi fazla uzatmadan kısa zamanda en az maliyetle sonuç alınması bakımından en çok tercih edilen ve caydırıcı olan yollardan bir tanesi. Söz konusu taklit mallara el koyma ve o malların toplatılması işlemleri ise savcılık kanalıyla olabileceği gibi açılan özellikle ihtiyati tedbir talepli hukuk davaları ile de olabilir. Bununla birlikte devlet de bazı durumlarda kendiliğinden harekete geçiyor ve gümrüklerde el koyma konusunda tespit edilen taklit markalarla ilgili olarak dava açılması için marka sahiplerini uyarıyor” dedi.

Taklidin cezai yaptırımı nedir?

Sevİnç, Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair 5833 sayılı Kanunun 28 Ocak 2009’da yürürlüğe girmesiyle Ceza davalarına ilişkin olarak, kanunda oluşan boşluğun giderildiğine dikkati çekti. Sevinç, yeni kanuna göre marka ihlallerinde uygulanan cezaları da şöyle sıraladı:

Taklit malı üreten veya satanlar için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası.

Marka hakkı üzerinde yetkisiz tasarrufta (satma, devretme, kiralama…) bulunanlar için 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası.

Eşya ve ambalaj üzerine konulmuş, marka koruması olduğunu belirten işareti kaldıranlar için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir.”

Açıklamada, belirtilen suçların soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı bulunduğu, cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olmasının şart olduğu belirtilerek, taklit malı satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üreticilerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması halinde hakkında cezai hükümler uygulanmadığı bildirildi.

Şehirleşiyoruz, ‘Köylü Nüfus’ Azalıyor.

Haber Yorum Yok »

 

Haber: Şehirleşiyoruz, 'Köylü Nüfus' Azalıyor

 

1927′de Nüfusun Yüzde 75′i Köy ve Beldelerde Yaşarken 2009 Yılına Gelindiğinde Oran Yüzde 24′e Geriledi.
Türkiye’de 1927 yılında nüfusun yüzde 75,8′i köy ve beldelerde yaşarken, 2009 yılına gelindiğinde bu oran, yüzde 24,5′e geriledi.İl ve ilçe merkezinde ikamet edenlerin oranı da 82 yılda yüzde 24,2′den yüzde 75,5′e çıktı.

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı değerlendirmeye göre, 1927 yılında nüfusun 3 milyon 306 bini il, ilçe merkezinde, 10 milyon 342 bini ise köy ve beldelerde yaşıyordu. 2009 yılı nüfus sayım sonuçlarına göre ise il, ilçe merkezlerinde yaşayanların sayısı 54 milyon 807 bin kişiye çıkarken, köy ve beldelerdeki nüfus ise 17 milyon 754 bin kişi oldu.

Türkiye’nin il, ilçe nüfusunun artışı yıllar içinde istikrarlı bir seyir izlerken, en yüksek artışlar 1980 sonrasında meydana geldi. 1980-2009 döneminde kent nüfusu 2,8 kat arttı.Ülkenin il ve ilçe nüfusu 1980-1985 döneminde 19 milyon 645 binden 26 milyon 866 bine, 1990 yılında 33 milyon 326 bine yükseldi. İl, ilçe nüfusu 2000-2009 döneminde ise 44 milyon 6 kişiden 54 milyon 807 bine çıktı.Başka bir ifade ile 1980-2009 arasında kent nüfusu 35,2 milyon kişi arttı. Bu artışın 10,8 milyonu ise 2000 sonrasında meydana geldi.Kent nüfusu, köy nüfusunu ilk kez 1985 yılında geçti. Söz konusu yılda il, ilçe merkezi nüfusu 26 milyon 866 bin kişi, köy, belde nüfusu 23 milyon 799 bin kişi olarak hesaplandı.-EN ÇOK AZALIŞ 1980′DEN SONRA-1980 yılına kadar sürekli artış gösteren ve 1980′de 25 milyon 92 kişiye ulaşan köy, belde nüfusu bu tarihten sonra il, ilçe merkez nüfusundaki artışa paralel, gerilemeye başladı.Köy, belde nüfusu 1980′den sonra toplam 7,3 milyon azaldı. Bu azalışın 6 milyonluk kısmı ise 2000 yılından sonra gerçekleşti.Köy, belde nüfusu ilk kez 2009 yılında toplam nüfusun yüzde 25′inin de altına indi.2009 itibariyle ülkenin tümündeki köy ve beldelerde yaşayan nüfusun hemen hemen Ankara ve İstanbul nüfusunun toplamı kadar olduğu dikkat çekti.Ankara ve İstanbul‘da toplam 17 milyon 565 bin 960 kişi yaşarken, ülke genelindeki köy ve beldelerde 17 milyon 754 bin kişi ikamet ediyor 

Doğan da Artık Silivri Cezaevi’nde.

Haber Yorum Yok »
 

Haber: Doğan da Artık Silivri Cezaevi'nde

 

Tutuklanıp, Metris Cezaevi’ne Sevk Edilen Emekli Org. Çetin Doğan, Silivri Kapalı Cezaevi’ne Sevk Edildi.Balyoz darbe planı soruşturması kapsamında dün akşam saatlerinde tutuklanıp, Metris Cezaevi’ne sevk edilen eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Silivri Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi.

AK Parti hükümetini devirmek için darbe planı hazırladığı öne sürülen Orgeneral Çetin Doğan ile emekli Korgeneral Engin Alan dün akşam saatlerinde tutuklanmıştı. Tutuklanan Doğan ve emekli Korgeneral Alan, Metris Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti.

Doğan’ın avukatı Celal Ülgen’in verdiği bilgiye göre, Doğan ve emekli Korgeneral Engin Alan akşam saatlerinde Silivri Kapalı F Tipi Cezaevi’ne sevk edildi.

Hedefteki Savcı Korumasız Kaldı.

Haber Yorum Yok »

 

Haber: Hedefteki Savcı Korumasız Kaldı

 

PKK ve Hizbullah’ın Hedefindeki Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan’a Verilen Koruma, ‘Tehdit Yok’ Denilerek Kaldırıldı.Diyarbakır’da Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde ve ardından özel yetkili savcı olarak görev yaparken bir çok PKK‘lı ve Hizbullahçı teröristin Ceza almasını sağladığı için hedef seçilen Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan’a verilen koruma, ‘tehdit yok’ derilerek kaldırıldı.

Bir dönem terör örgütlerinin eylem alanı seçtiği Diyarbakır‘da 2002- 2006 yılları arasında özel yetkili savcı olarak görev yapan Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan, başta PKK ve Hizbullah olmak üzere terör örgütlerine yönelik bir çok soruşturmayı yürüttü. Gerek bu soruşturmalar ve gerekse mahkemede iddia makamındaki görevi sırasında bir çok teröristin Ceza almasını sağlayan Muammer Özcan, terör örgütleri tarafından hedef seçildi ve kendisine yasa gereği sürekli yakın koruma verildi.

En kritik bölgede ve dönemde görevini başarıyla tamamlayan Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan, Diyarbakır‘dan önce Adana‘ya, 2007 yılında da Tekirdağ‘a atandı. Hem Adana, hem de Tekirdağ‘da yakın koruma verilen Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan, burada da memurlarla ilgili soruşturmaları yürüttü. İl İdare Kurulu’nun bazı memurlar için soruşturma izni vermeyen kararlarına karşı da İdare Mahkemesi’nde davalar açtı.

Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan’ın açtığı bu davaları kazanması ve bir çok memur hakkında soruşturma açması iddiaya göre dönemin Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan‘ı rahatsız etti. Savcı Özcan geçen yıl başında, Terörle Mücadele Kanunu’nda ‘Terör ve anarşi ile mücadelede görev yapanların gerekli koruma tedbirleri devlet tarafından alınır’ hükmü gereğince kendisine verilen yakın korumanın 2008 yılı için de görev yapmasını istedi. Ancak 23 Ocak 2008 tarihinde Vali Aydın Nezih Doğan başkanlığında toplanan kurul Savcı Özcan’ın yakın koruma talebini geri çevirdi. Cumhuriyet Savcısı Özcan’ın bu karara karşı Ankara 15′inci İdare Mahkemesi’ne açtığı dava devam ediyor.

Savcı Özcan, 2009 yılı için yaptığı koruma talebi de 19 Ocak 2009 tarihinde Tekirdağ Valisi Zübeyir Kamalak başkanlığındaki kurulda yine kabul edilmeyince, bu kez İçişleri Bakanlığı Merkez Koruma Komisyonu’na itiraz etti. Komisyon talebi uygun görünce Mart 2009′dan itibaren yönetmelik hükümlerine göre Özcan’a yakın koruma tahsis edildi.

VE KORUMA GERİ ÇEKİLDİ

Tekirdağ Valiliği’ne yakın korumasının 2010 yılında da görevini sürdürmesi için başvuran Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan’ın talebi bu kez kabul edilmedi. Savcı Özcan’ın yakın koruması, ‘Tehdit edildiğine dair bilgi ve belge olmadığı’ gerekçesiyle geri çekildi.

Savcı Muammer Özcan, Terörle Mücadele Kanunu’nda kimlere koruma vereceğinin açık bir şekilde yer aldığını belirterek, tepkisini şöyle dile getirdi:

“Terörle mücadelede görev veren veya bu görevi ifa eden adli, istihbari, idari ve askeri görevliler, kolluk görevlileri, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcıları, terör suçlularının muhafaza edildiği Ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde görev yapmış hakim ve savcılar, Ceza Muhakemesi Kanununun 250’nci maddesiyle yetkili kılınmış ağır Ceza mahkemelerinde görev yapan hakim ve savcılar ile bu görevlerinden ayrılmış olanlar ve terör örgütlerinin açık hedefi haline gelen veya getirilenler ile suçların aydınlatılmasında yardımcı olanlar hakkında gerekli koruma tedbirleri devlet tarafından alınır’ deniliyor. Buna rağmen koruma verilmemekte ısrar ediliyor.”

Japonya’nın Kuzeyini Tsunami Vurdu.

Haber Yorum Yok »
 
         
 
 

Haber: Japonya'nın Kuzeyini Tsunami Vurdu

 

Şili’deki Depremin Ardından Japonya’nın Kuzey Kıyısını 120 Santimetre Büyüklüğünde Dalgalar Vurdu.

Şili’deki 8,8 büyüklüğündeki depremin ardından Japonya’nın kuzey kıyısına 120 santimetre büyüklüğünde dalgalar vurdu.Japonya Meteoroloji Kurumu, 90 santimetrelik ilk gelgitten sonra Kuji limanına bu sabah 120 cm büyüklüğünde dalgaların ulaştığını duyurdu.

Kurum daha önce yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 santimetre büyüklüğündeki ilk dalgaların Ogasawara adalarına ulaştığını, ancak herhangi bir zarara yol açmadığını belirtmişti.

Kuzeydeki 320 bin kişinin tahliyesini isteyen yetkililer, Büyük Okyanus kıyılarını büyüklüğü 3 metreden fazla dalgaların vurma olasılığı olduğunu bildiriyor.

Gül, Erdoğan ve Başbuğ zirvesi yarın.

Haber Yorum Yok »

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ bugün saat 11′de Çankaya Köşkü’nde 3′lü zirve için toplanacakYargıda yetki krizi ve son olaran ‘Balyoz operasyonu’ sonunda eski kuvvet komutanlarının gözaltına alınması ile Ankara gündem kilitlendi..

Tüm bu gelişmelerin gölgesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile Çankaya Köşkü’nde saat 11.00′de görüşecek

TSK’ya ‘komutanları koruyun’ uyarısı.

Haber Yorum Yok »

Amirallere suikast soruşturmasında savcı, Deniz Kuvvetleri’nin eski ve yeni komutanları oramiraller Metin Ataç ile Eşref Uğur Yiğit’e yönelik suikast notunu bulur bulmaz harekete geçmiş. Savcı, Genelkurmay’ı uyarmış!

Genelkurmay başkanlığı amirallere suikast soruşturmasında savcı tarafından uyarılmış. İddianamenin dün dağıtılan ek klasörlerinde, ilginç detaylar yer alıyor. Soruşturma 15 Temmuz 2009 tarihinde İstanbul Emniyeti’ne gönderilen ‘Uyuşturucu çetesi’ başlıklı bir elektronik postayla başlamıştı. Konu uyuşturucu olduğu için operasyonları İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü yürütüyordu.

Operasyonlar kapsamında Gölcük’te kapsamında tutuklanan Deniz Teğmenler Sinan Efe Noyan ve Faruk Akın’ın oturdukları evde de arama yapıldı. Teğmenlerin evinde buzdolabının motor kısmında, siyah bir poşet içindeki bir mermiye rulo halinde sarılı notun bulunmasıyla soruşturmanın seyri değişti.

NOTLA SEYİR DEĞİŞTİ

Uyuşturucu operasyonundan çıkıp Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Emekli Oramiral Metin Ataç’a yönelik suikast iddiasıyla açılacak olan davanın temelini oluşturan notta, ‘Albay Tayfun Duman’dan gelecek fizibiliteye göre Uğur ve Metin Paşa’ya yapılacak operasyonun detay tarihlerini Levent Bektaş Orhan Yücel Albay üzerinden iletilecek. Size teslim edilen malzemeleri korunaklı bir yerde tutunuz’ yazıyordu.

Suikast soruşturması kapsamında yapılan operasyonlarda aralarında 16 teğmen, 1 albay ve iki sivilin bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı. Cumhuriyet Savcısı Süleyman Pehlivan’ın bir yandan soruşturmayı yürütürken diğer yandan da Genelkurmay Başkanlığı’na sadece isimleri yazan ancak kim oldukları anlaşılan iki oramiralin korunması için uyarı yazı gönderdi.

MÜESSİF OLAY YAŞANMASIN

Savcı genelkurmay Başkanlığı’na gönderdiği yazıda Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ile eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Metin Ataç’ın korunmasını istedi. Söz konusu yazı şöyle: ‘El konulan kağıtta adı geçen Uğur ve Metin Paşa isimli kişiler tespit edilememekle birlikte Uğur… ve Metin… Paşa isimli kişilere yönelik müessif bir olayın meydana gelmemesi için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması hususunda bilgi ve takdirlerinize rica olunur.’

MÜHİMMATLARA DA DİKKAT ÇEKTİ

Savcı Pehlivan, Genelkurmay’a gönderdiği uyarı yazısında, 17 Temmuz 2009 tarihinde İstanbul ve Kocaeli Emniyet Müdürlükleri tarafından baskın yapıldığını anlattı. Baskının gerekçesinin ayrıntılı olarak anlatıldığı belgede, operasyonlarda 50 tane uzun 9 milimetrelik MKE yapımı fişek ve 50 tane kısa 9 milimetrelik MKE yapımı fişek ile 500 gram TNT patlayıcı madde kalıbının bulunduğuna da dikkat çekti.